Cennetin ta kendisi
Dalyan
Daha güneş doğmadan, sabahın erken saatlerinde uyanırsınız Dalyan'da.
Birkaç saatlik uykuya rağmen koca günü devirecek bir enerji vardır
içinizde. O enerjiyle üşenmez, balık avlamaya gidersiniz tez elden. Rast
gele deyip oltanızı fırlatırsınız mavi sulara. Artık Allah ne verdiyse!
Av dönüşü yorgun düşen bedeninizi diz boyu sıcak, şifalı sulara uzanıp
uyuklayarak dinlendirirsiniz. Belki de güneşin albenisi aklınızı
çeliverir, soluğu serin sularda alırsınız. Hem sabah sporu niyetine
yüzer, hem de eğlenirsiniz. Eh artık biraz da midem şenlensin derseniz,
buyurun kahvaltı sofrasına. Yumurtasından peynirine dek tümüyle köy
ürünlerinden oluşan nefis bir kahvaltı sizi bekliyor olacak...
DALYAN'DA hayat su demek. Eskiden beri de öyleymiş. Yakın zamana
kadar ömürlerin çoğu tekne üzerinde geçermiş. Düğünler bile konvoy
halindeki tekneler üzerinde yapılırmış. Satılacak mallar pazara tekneyle
götürülür, ihtiyaçlar alınıp yine tekneyle getirilirmiş. Zaten 90'lı
yıllara kadar Dalyan çok iyi bilinmeyen, az sayıda yabancının müdavimi
olduğu bir belde olarak kalmış. Ne zaman çevredeki turistik yerlerden
Dalyan'a günlük turlar düzenlenmeye başlanmış ve ‘Caretta - Caretta'lar
duyulmuş, o zaman herkes bu gizli cennetin farkına varmış.
Dalyan'ı
tanımak için görmek ve yaşamak gerek. Dalyan deniz kenarında değil, ama
hem denizi hem de gölleri var. Türkiye'nin en eski yerleşim yerlerinden
Kaunos Antik Kenti burada. Kayalara oyulan kral mezarlarının en
görkemlileri de burada. Her tarafından şifalı kaplıca suları fışkırıyor.
Çamur banyoları için ülkemizin ve dünyanın her yerinden insanlar akın
ediyor. Bir zamanlar padişahlara hizmet etmiş Sultaniye Kaplıcaları
Dalyan'ın hemen yanı başında.
Köyceğiz Gölü ile Akdeniz'i birleştiren ana kanal üzerinde bulunan
Dalyan, tam bir doğa harikası. Bugüne dek bozulmadan kalmış olmasının
nedeni ise anayoldan 12 kilometre içeride bulunması. Bu yüzden gizli bir
cennet olarak günümüze kadar gelebilmeyi başarmış. Muğla'nın Ortaca
ilçesine bağlı bu zenginliklerle dolu beldenin, 5 bin kişilik nüfusunun
bir kısmı da yabancı uyruklu.
Hazır söze bu cenneti cennet yapan sulardan başlamışken,
kaplıcalardan söz etmenin tam zamanı. Dalyan'da pek çok yerde kayaların
arasından kaplıca suyu çıkıyor. 39 derece sıcaklıktaki bu kükürtlü
sular, klorür, sodyum, florür, ve radyoaktif radon gazı içeriyor.
Geçmişte kaplıca suları sadece yöre halkına şifa dağıtıyormuş. İnsanlar
çadır kurup günlerce kür alıyorlarmış. Başta metabolizma, sinir,
romatizma, siyatik, kadın ve cilt hastalıkları olmak üzere pek çok derde
devaymış, hâlâ da öyle.
1990 yılında
Orta Kaplıca yeniden düzenlenmiş. Şimdilerde ‘güzellik çamuru' ile ünlü.
Bu kaplıcada iki noktadan kaynak suyu çıkıyor. Biri çamur banyosu haline
dönüştürülmüş. Diğer su ise küçük bir havuz halinde. Çamura bulanan
insanlar birer heykele benziyorlar ve birbirlerinin fotoğraflarını
çekerek çok eğleniyorlar. Çamur vücutta 45 dakika bekliyor. Kuruduktan
sonra deriyi geriyor ve gözenekleri temizliyor. Duşlarda çamur
temizlendikten sonra havuza giriliyor. Burada da 30 dakika kalınması
tavsiye ediliyor.
Sulardan kasıt sadece kaplıcalar değil, aynı zamanda bu bölgeye hayat
veren göller… Örneğin Dalyan Gölü çok zengin. Kuzeyinde Köyceğiz,
güneyinde Sulungur, Alagöl, Sülüklü ve İztuzu gölleri bulunuyor. Güneyde
İztuzu dışındaki göller Dalyan deltası ile bağlantılı. Bunlardan
Sulungur, doğal bir balık üreme merkezi. Bu gölün deltaya bağlandığı
bölgeye Küçük Dalyan deniyor.
Köyceğiz Gölü de bir başka zenginlik. Dalyan'dan bu göle hareket
ettiğinizde kendinizi Amazon'un içindeymişsiniz gibi hissediyorsunuz.
Sazlar arasından göle ulaştığınızda doyumsuz bir güzellik karşılıyor
sizi. Kış ayları boyunca çeşit çeşit kuşa sığınma alanı olan gölün,
yüzyıllar önce meydana gelen bir çökme sonucunda oluştuğu sanılıyor.
Halen gölün altında bazı yapılar var. Köyceğiz gölünün çevresi yüzmeye
ve piknik yapmaya çok elverişli, aklınızda bulunsun.
Dalyan içinde her gün çeşit çeşit turlar düzenleniyor. Bu turların
yanı sıra yakın yerlere gidilebilecek günü birlik turlar da var. Ancak
Dalyan'ı yakından tanımak, güzelliklerini ve cennet köşelerini iyice
öğrenmek için İztuzu Plaj'ına tekneyle gitmek şart. Plaja, kooperatife
ait teknelerle gidebiliyorsunuz. Dolmuş teknelerin belli bir saati yok,
doldukça sırayla kalkıyorlar. Tekne hareket ettikten kısa bir süre sonra
sağda kral mezarlarını görüyorsunuz. Sağlı sollu restoranların önünden
geçtikten sonra tekne yapım atölyelerinde çalışanları iş başında
göreceksiniz. Belki yapımı bitmiş bir teknenin suya indirilişine de
şahit olursunuz bu esnada. Biraz ileride antik kent Kaunos'un
kalıntılarını ve yanaşan teknelerden inerek SİT alanını gezenleri
göreceksiniz. Dev sazlıkların olduğu yerde delta başlıyor. Eğer sağ
tarafınıza bakacak olursanız Kaunos'un en eski şehir surlarını
görebilirsiniz.
Kaunos Antik
Kenti'nin geçmişi milattan önce 3 bin yılına dayanıyor. Kendi adına
altın para bastıracak kadar zengin olan Kaunos, daha sonra Ionyalıların,
12 Liman Birliği'nin, Büyük İskender'in, Perslerin, Romalıların,
Bizanslıların, Rodos Şövalyelerinin, Selçukluların, Menteşe Beyliği'nin
ve Osmanlıların egemenliğine girmiş.
Büyülü delta…
Zamanı geldiğinde tamamen deltada olabilmeniz için görevliler
tarafından kontrol eden bir kapı açılıyor önünüzde. Bu kapı içerideki
balıkların dışarıya çıkmasını önlemek için yapılmış. Kapıdan geçtikten
sonra tamamen deltanın içinde oluyorsunuz. Bir labirentin içinden geçer
gibi, son derece zevkli bir yolculuk yapıyorsunuz. Tekneleri kullanan
kaptanlar bu bölgeyi çok iyi bilen, Dalyanlı kaptanlar. Sazlıklara
sürünerek geçeceğiniz yolları nasıl da önceden tahmin edemediğinizi
göreceksiniz. Yolculuğun sonuna yaklaşırken karşınıza çıkacak plaj
İztuzu Plajı. Bu plajda ister tatlı suda, ister Akdeniz'in tuzlu suyunda
yüzebilirsiniz.
Dalyan'da denize girilecek çok yer var. Ancak İztuzu kumsalı bir doğa
harikası. Bir tarafı tatlı su, bir tarafı tuzlu Akdeniz suyu olan bu
plajın bir benzeri olmadığı söyleniyor. Kumsal, Radar Tepesi'nin
eteklerinden başlıyor, Delikada önüne kadar uzanıyor. Dalyanağzı denilen
bu bölgede, med-cezire bağlı olarak bazen deniz suyu deltaya, bazen de
tatlı su Akdeniz'e akıyor. Suyun akma hızına ve yönüne bağlı olarak
Dalyanağzı bölgesindeki kumlar sürekli şekil değiştiriyor. Kumların
hareketi ile derinlik sürekli değiştiği için büyük tekneler deltaya
giremiyor. Kumsalın uzunluğu kumların hareketiyle değişiklik gösteriyor
ama ortalama olarak 6 kilometre. Şu ünlü altın rengi ve incecik kumlar…
Belki de Caretta'lar yumurtlamak için bu nedenle burayı tercih
ediyorlar. 85 milyon yıldır dünyada oldukları tahmin edilen Caretta -
Carettalar'ın boyları 1.5 metreyi, ağırlıkları 150 kiloyu bulabiliyor.
Tüm dünya denizlerini dolaşıyorlar. Yosun ve balık yiyerek
besleniyorlar. Normalde 2-3 yılda bir yumurta yapıyorlar. Yumurtlama
öncesi, mart ve nisan aylarında erkek ve dişiler topluca Dalyan
deltasına giriyorlar. Balığın ve diğer besin kaynaklarının bol olduğu
deltada özellikle Alagöl kesimini seçen Caretta'lar saatler süren
sevişmelerle çiftleşiyorlar. Bir dişi kaplumbağa, bir seferde 100 - 170
arası yumurta bırakıyor. İşin ilginç yanı, ergin dişiler, oritasyon adı
verilen bir içgüdüyle yumurtalarını sadece kendilerinin dünyaya geldiği
kumsala bırakıyorlar.
Kaplumbağların
yumurtlama döneminde bu kumsalda gece konaklamak yasak. Ayrıca
yumurtalara zarar verilmemesi için kumsala köpek gibi hayvanların
getirilmesine, işaretli yerlere şemsiye saplanmasına, çukur kazmaya da
izin verilmiyor.
İztuzu Kumsalı Caretta - Carettalar'ın nesillerini sürdürebilmeleri
açısından çok önemli. Nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan
bu sevimli hayvanlar aslında Türkiye'nin tüm Akdeniz sahillerinde
yumurtluyor. Ancak, Dalyan dışındaki tüm alanlarda yumurtlayanların
sayısı her geçen yıl azalırken, Dalyan'da artıyor. İztuzu Kumsalı'nda
bir yılda 300 ocak belirlenmiş. Ocak, yumurtaların bırakıldığı çukura
deniyor. Belki de yakın gelecekte, dünyadaki tüm Caretta-Caretta'lar
Dalyan'da dünyaya gelmiş olacak.
Dalyan halkı, beldelerinin adını tüm dünyaya duyuran Caretta -
Caretta'lar için her yıl Haziran ayının son günleri ile Temmuz ayının
ilk günlerinde ‘Caretta Caretta ve Turizm Festivali' düzenliyor. Çok
değişik etkinliklerin yer aldığı festivalde yabancı konuklar da
yarışmalara, turnuvalara ve etkinliklere katılıyor. Gündüzleri, Günlük
Piknik Alanı, Cumhuriyet Meydanı ve İztuzu kumsalında sürdürülen
etkinlikler, geceleri Dalyan Stadyumu'na taşınıyor ve ünlü sanatçılar
konser veriyor. Tatilinizi Dalyan'da geçirmeye karar verdiğinizde,
festivali de programınıza dahil etmek istiyorsanız, bu tarihleri dikkate
alabilirsiniz.
Kral Mezarları da Caretta - Caretta'lar gibi Dalyan'ın simgesi haline
gelmiş. Aslında Dalyan ve yakın çevresinde kayalara oyulmuş onlarca kral
mezarı bulunuyor. Ancak bunların en bilinenleri Dalyan beldesine tam
karşıdaki yamaçtan bakanlar. Bunlardan sol grupta bulunan kaya
mezarlarına çıkılabiliyor. Kaya mezarlarında sütunların arkasındaki
kapıdan 6 metrekarelik bir odaya giriliyor. Bazı odalarda üç mezar yeri
bulunuyor. Odanın çevresi dağın içinde tünel gibi açılmış. Yani odanın
dışından da dağın içinde dolaşabiliyorsunuz.
Katılabileceğiniz
diğer bir tur da ‘12 Ada' turu. Adı gibi 12 Adaları görmek için
katılabileceğiniz bu tur, hani şu dünyaca tanınmış isimlerin gelip
günlerce tatillerini geçirdikleri bölgeyi gezmek için. Dalaman ile Göcek
arasındaki nefis koyları ve adaları kapsıyor. Çamların denize kadar
indiği bu cennet köşede mavinin ve yeşilin her tonunu doyasıya
izleyebiliyorsunuz. Turu, Dalyan'daki seyahat acentelerinden
alabileceğiniz gibi, özel aracınızla Göcek'e kadar gidebilir, İskele'den
teknelere binebilirsiniz.
Dalyan'ın bir başka zenginliği de ‘Günlük' ağaçları. Latince adı
‘Liquid Amber' olan bu çok değerli ağaçlar, resmi kayıtlarda ‘Sığla'
olarak geçiyor. Türkiye'de sadece Köyceğiz Gölü çevresinde yetişen ve
koruma altında olan bu ağaçlar, Dalyan'ın içinde de var. Kanada,
bayrağındaki bitki de bu ağacın yaprağı. Dalyan Belediyesi'nin Günlük
Piknik Alanı'nda 2003 yılında açtığı restoranda ağaçları yakından
görebilir ve yemeğinizi çok ucuza yiyebilirsiniz.
Dalyan'da her şey var!
Dalyan'da pazartesi günleri tekneyle Köyceğiz pazarına gidiliyor.
Çevre köylerde yaşayanlar kendi ürettikleri yiyecekleri bu pazarda
satıyorlar. Dönüşte gölde yüzülüyor ve Sultaniye Kaplıcaları ziyaret
ediliyor. Tur Dalyan iskelesinden başlıyor, aklınızda bulunsun.
Pazartesileri Köyceğiz'de kurulan pazardan başka, cumaları Ortaca'da,
yine cumartesileri Dalyan'da kurulan pazarlarda yöresel dokumalar
satılıyor, ilginizi çekebilir. Spor yapmak isterseniz, o da var.
Dalyan'ın yakınından akan Dalaman Çayı'nda rafting yapılıyor. Eğlenceyle
sporun iç içe olduğu raftingde 2 parkur var. Zor olan bölüme, daha önce
rafting tecrübesi olanlarla maceradan hoşlananlar katılıyor. Kolay
parkura ise ailece katılabilirsiniz. Tura katılacaklar, minibüslerle
kaldıkları yerden alınıyor.
Canınız biraz sakinlik istediğinde, Dalyan'ın doğu sahillerinde
bulunan Bakardi ve Aşı koyları, dinlenmek için mükemmel yerler. Tekne
ile Dalyanağzı'ndan çıkıldıktan sonra sola dönülüyor. Burada gözlerden
uzak, el değmemiş doğada doyasıya yüzebiliyorsunuz. Hatta yanınıza
paletlerinizi, şnorkel ve gözlüğünüzü alırsanız pişman olmazsınız. Tur
Dalyan iskelesinden başlıyor.
“Dalyan'da her şey var,” demek hiç de iddialı değil. Örneğin, spor,
sakinlik, alış veriş derken, diyelim ki canınız eğlenmek istedi.
Özellikle mehtaplı gecelerde düzenlenen tekne turlarında bu eğlence var.
Akşam yemeği müzik eşliğinde teknede yeniyor. Genellikle gölde yapılan
bu turlarda, isterseniz yüzebiliyorsunuz da. Tur, yine Dalyan
iskelesinden başlıyor.
Bunların dışında
daha pek çok çevre gezisi yapabilirsiniz. Fethiye, Marmaris ve Muğla'ya
Dalyan'dan minibüs seferleri yapılıyor. Olta balıkçılığı, bisiklet,
yürüyüş, kuş gözleme, resim yapmak, fotoğrafçılık gibi hobileriniz
varsa, Dalyan'da mutlu olacaksınız. Dağlardan, ormanlardan
hoşlanırsanız, jeep safarilerin her türlüsü sizi bekliyor. Melodi,
Riverside, Saray, Begonvil gibi restoranlarda aradığınız tüm yemek
çeşitlerini bulabilirsiniz. Dalyan'da Caz bar, Turkish House gibi
müzikli barlar ve kafeler ise turistlerin geceyi noktaladıkları yerler…
Kral mezarları da Caretta - Caretta gibi Dalyan'ın simgesi durumunda.
Kral mezarlarının en görkemlileri Dalyan ve çevresindeki kayalarda
bulunuyor.
Kuşların uğrak mekanı
Dalyan tam anlamıyla bir kuş cenneti. Tam 154 tür kuşun burada ya
sürekli yaşadığı ya da belirli dönemlerde konakladığı belirlenmiş. Tam
da bu nedenle pek çok yabancı kuş gözlemcisi, sadece kuşları görebilmek
için Dalyan'ın konuğu oluyor. Siz de kuşların hepsini aynı anda görmek
isterseniz, Dalyan'a yazın gidin. Buraya yazları uğrayan bir leylek
kolonisi var. Ağaçlarda ve her yerde görebileceğiniz leylekler,
Ortaca'dan Dalyan'a gelirken Kemaliye ile Okçular köyleri arasında yola
yakın bir bölgede yoğun olarak görülüyor. Bu bölgede hem yemeğinizi
yiyip hem de leylekleri izleyebileceğiniz bir restoran da var. Ya
otomobil ya da Dalyan-Ortaca arasında çalışan minibüs ve otobüslerle
ulaşabilirsiniz.
Balık Dalyan'da yenir
Dalyan'ın ünlü Dalyan kefali… Yapısına ve gözüne göre 22 çeşidi
olduğu söylenen kefalin en makbulü, 'Kocakafa' da denilen Mavlu kefali.
Bu kefal, levrek, çipura, ve yılan balığı gibi çeşitli pişirme
şekilleriyle sunuluyor. Dalyan'da kefal kadar ünlü bir başka deniz ürünü
de mavi yengeç. Olta ile tutulan bu yengeçlerin kömür ateşinde yapılan
ızgarası ve limonlu haşlaması, unutulacak gibi değil. Otlardan yapılan
mezeler için de İztuzu Gölü çevresinden toplanan ve Geren adı verilen
deniz börülcesi, limon, sarımsak ve zeytinyağı sosuyla rakı sofralarının
vazgeçilmez mezeleri arasında yer alıyor.
ULAŞIM
Havayolu: Dalaman Havalimanı Dalyan'a sadece 25 kilometre uzaklıkta.
THY, İstanbul ve Ankara'dan Dalaman'a her gün uçak seferleri
düzenlenmekte. Bu noktadan Dalyan'a ise 20-25 dakikalık bir yolculukla
ulaşılabiliyor.
Otomobil: Özel aracıyla gelenler, Dalyan'a Fethiye, ya da Muğla veya
Marmaris yönünden ulaşabilir. Fethiye yönünden gelenler Ortaca üzerinden
kolayca Dalyan'a gelebilirler. Muğla ve Marmaris yönünden geleceklere
uyarı: Köyceğiz'i geçtikten sonra Yuvarlakçay Köprüsü'nün hemen sonunda
sağa bir yol ayrılıyor. Burada yanıltıcı bir "DALYAN" levhası var. Bu
yola girmeyin. Bozuk ve çok virajlı. Ana yoldan Ortaca'ya ulaşın ve
Dalyan'a yönelin.
Otobüs: Otobüsle önce Ortaca'ya gelmek gerekiyor. Otobüsle ortalama
İstanbul'dan 13, Ankara'dan 9, İzmir'den 4 - 5 saatte Ortaca'ya
ulaşılıyor. İndiğiniz yerden 15 dakikada bir Dalyan'a minibüs ve
belediye otobüsü hareket ediyor. Dalyan'a yolculuk 15 dakika kadar
sürüyor. Minibüs şoförlerine az bir ek ücret ödediğinizde, sizi
kalacağınız yerin kapısına kadar götürüyorlar. İstanbul'dan geleceklere
uyarı: İstanbul'dan Ortaca'ya gelirken İzmir üzerinden gelen otobüsleri
tercih edin. Kütahya üzerinden yol daha uzun sürüyor.Bir uyarı daha:
Turizmin yoğun olduğu dönemlerde bilet bulma sıkıntısı yaşanıyor. Otobüs
firmalarının Ortaca yazıhanelerini önceden arayarak dönüş biletinizi
ayırtabilirsiniz.
KONAKLAMA
Carretta - Carretta Pansiyon
Köyiçi Mev. Dalyan Köyü Tel: 0252 284 23 01
Happy Caretta (pansiyon)
Maraş Cad. Ada Sok. Dalyan Tel: 0252 284 2109
Natülüs Yalçın Pansiyon
Horozlar Mevkii Dalyan Köyü 1859 Parsel Ortaca
Ekin Club (otel)
Tel: 0 252 289 0104 www.ekinclub.com
Kontiki Otel (1 yıldızlı otel)
Çavuşlar Mevkii Dalyan Köyü Ortaca
Asur Oteli (2 yıldızlı otel)
Burunucu Mevkii Dalyan Tel: 0252 284 32 32
Hildegard Oteli (2 yıldızlı otel)
Horozlar Mevkii 2474 parsel dalyan- ortaca
İkilim (2 yıldızlı otel)
Horozlar Mevkii, Dalyan Köyü, Ortaca
GUIDE
GEZİ
Dalyan içinde her gün çok çeşitli turlar düzenleniyor. Bunun yanı
sıra çevreye de günübirlik turlar gerçekleştiriliyor. Sizlere Dalyan'da
kaldığınız sürece katılabileceğiniz gezi ve turlardan
önerebileceklerimizden bazıları şunlar:
Tam tur: Dalyan'da kısa süreli kalanların, ya da ilk günlerde
Dalyan'ı tanımak isteyenlerin katıldığı tur. Yemekli, ya da yemeksiz
olan bu tur, saat 10.30 civarında iskeleden başlıyor. Bu tura
katılanlar, kısa sürelerle çamur banyolarını, Kaunos harabelerini,
deltayı, İztuzu plajını ziyaret ediyor, gölde kısa bir gezi yapabiliyor.
12 ada turu: Bu turu Dalyan'a gelen herkese öneriyoruz. Bütün
dünyadan ünlülerin yatlarla gelip günler boyu yaşadıkları 12 adaları
mutlaka görün. Bu turlara iki şekilde katılabilirsiniz. Dalyan'daki
seyahat acentalarından birinden satın alırsanız, sizi kaldığınız yerden
sabah alıp, akşam geri getirirler. İkinci yol ise özel aracınızla
Göcek'e kadar gitmek. Tura iskeleden katılabilirsiniz. Tur, Dalaman ile
Göcek arasındaki nefis koyları ve adaları kapsıyor. Öğle yemeği teknede
veriliyor. Paletlerinizi, şnorkel ve gözlüğünüzü yanınıza almayı
unutmayın.
Dalaman Çayı'nda rafting: Dalyan'ın yakınından akan Dalaman Çayı'na
rafting turları da sıcak yaz günlerinin vazgeçilmez eğlencelerinden biri
haline geldi. Eğlenceyle sporun iç içe olduğu raftingde iki parkur var.
Zor olan bölüme, daha önce rafting tecrübesi olanlarla maceradan
hoşlananlar katılıyor. Kolay parkura ise ailece katılabilirsiniz. Tura
katılacaklar, minibüslerle kaldıkları yerden alınıyor.
Ekincik: Yatlar için doğal bir liman olan Ekincik'e düzenlenen
turlar, hem zevkli, hem de eğlendirici oluyor. Dalyanağzı boğazından
çıkınca rota sağa çevriliyor. Önce, suyu kristal berraklığında olan Mavi
Mağara'da mola veriliyor. Burada yüzüldükten sonra Ekincik'e hareket
ediliyor. Öğle yemeği teknede yeniyor. Bol bol yüzülüyor. Paletlerinizi,
şnorkel ve gözlüğünüzü yanınıza almanız tavsiye edilir. Tur Dalyan
iskelesinden başlıyor.
Bakardi ve Aşı koyları: Dalyan'ın Doğu sahillerinde bulunan Bakardi
ve Aşı koyları, dinlenmek için mükemmel yerlerdir. Tekne ile
Dalyanağzı'ndan çıkıldıktan sonra sola dönülüyor. Burada gözlerden uzak
el değmemiş doğada doyasıya yüzebilirsiniz. Tur Dalyan iskelesinden
başlıyor.
BUNLARI UNUTMAYIN
- Dalyan'a eğer Haziran ayında geldiyseniz mutlaka Caretta - Caretta
festivaline katılın.
- Dalyan şifalı sular cenneti aynı zamanda. Orta Kaplıca dünyanın
dört bir yanından çamur banyosu için akın eden insanlarla dolu.
- 154 kuşun sürekli ya da belirli dönemlerde yaşadığı Dalyan tam
anlamıyla bir kuş cenneti. Kuşların hepsini bir arada görmek için
Dalyan'a yazın gidin. |